Kıyı Kanunu uyarınca belirlenmiş kıyı kenar çizgisi bulunan bir yerde, bu çizginin hukuken yürürlükte olduğu dönemde mevcut kıyı kenar çizgisine ait plan paftalarının kaybolduğundan bahisle, kıyı kenar çizgisi yok kabul edilerek, yeniden tespit yapılması suretiyle kıyı kenar çizgisi belirlenmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu.
İstemin Özeti: Antalya 1.İdare Mahkemesinin 19.9.2002 günlü, E:2001/513, K:2002/1187 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Savcısı Sedat Larlar’ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Antalya, Alanya, Konaklı Beldesinde, 1/1000 ölçekli 280-0-IIa ve 29-0-IIId numaralı halihazır paftalar üzerinden geçirilen kıyı kenar çizgisinin onaylanmasına ilişkin 29.4.1994 günlü davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesi sonucunda, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelik kuralları uyarınca bir bölgede daha önce onaylanmış kıyı kenar çizgisinin bulunması durumunda, bu çizgilerin geçerliliğini koruyacağının, kıyı kenar çizgisi tespit çalışmalarının ise onaylı kıyı kenar çizgisi bulunmayan yerlerde yapılacağının, ayrıca, zaman içinde doğal olaylar ve koşullar gereği değişen kıyı özelliğinin mevcut kıyı kenar çizgisinden farklı yeni bir kıyı kenar çizgisi tespitini zorunlu kılması durumunda değişiklik ihtiyacının Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca mahallinde yapılacak somut saptamalarla belirleneceğinin açık olduğu; uyuşmazlık konusu bölgede 3086 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca belirlenmiş ve 8.4.1986 gününde Antalya Valiliğince onaylanmış kıyı kenar çizgisi var iken, kıyı kenar çizgisine ait plan paftalarının bulunduğu birimin taşınması sırasında 8.4.1986 günlü plan paftalarının kaybolduğu ve bu nedenle, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 17.4.1990 gününde yürürlüğe girmesinden sonra bölgede kıyı kenar çizgisi tespit çalışmaları yapıldığı, kaybolan paftalardaki kıyı kenar çizgileri görülemediğinden bunlardan farklı yeni bir kıyı kenar çizgisinin belirlendiği ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 29.4.1994 gününde onaylandığı, sonradan kaybolan paftaların bulunması sonucu aynı yerde iki farklı kıyı kenar çizgisi oluştuğunun anlaşılması üzerine davalı idareler arasında karşılıklı yapılan yazışmalar sonucunda 2.4.1986 günlü eski kıyı kenar çizgisinin iptal edildiği ve yapılan uygulamalarda 29.4.1994 günlü kıyı kenar çizgisinin esas alındığı; ancak 3621 sayılı Kıyı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmiş ve 2.4.1986 gününde onaylanmış kıyı kenar çizgisinin hukuken yürürlükte olduğu dönemde, bu mevcut kıyı kenar çizgisi yok kabul edilerek yeni bir kıyı kenar çizgisi tespit edilmesinin gereği bulunmadığı gibi, mahkemenin 18.10.2001 günlü ara kararı ile istenildiği halde, 2.4.1986 günlü mevcut kıyı çizgisinin zaman içindeki doğal olaylar ve koşullar gereği değişen kıyı özelliği nedeniyle iptalini ve yeni bir kıyı kenar çizgisinin belirlenmesini zorunlu kılacak herhangi bir somut saptamanın da davalı idarelerce dava dosyasına sunulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu Antalya 1.İdare Mahkemesinin 19.9.2002 günlü, E:2001/513, K:2002/1187 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.