1. Anasayfa
  2. Danıştay 6. Dairesi Kararları

Danıştay 6. Dairesi E: 2012/4436 K. 2014/2274 T. 24.3.2014


Dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırının belirlenmesine yönelik olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı üzerinde sınır belirlemesinin yapıldığı, nazım imar planında herhangi bir sınır belirlemenin söz konusu olmadığı, kentsel dönüşüm alanı sınırının belirlenmesi sonrasında yeni imar planlarının hazırlanmadığı, mevcut imar planlarında fonksiyonel anlamda değişiklik yapılmadığı, kentsel dönüşüm ve gelişim alanında uygulanmak üzere kentsel dönüşüm projesi hazırlanmadığı, kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenen bölgede dönüşümün ne şekilde gerçekleşeceği yolunda stratejilerin belirlenmediği görülmektedir. Bu haliyle, söz konusu saha kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilanı edilmeden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi alana ilişkin jeoteknik ve jeolojik raporların da dikkate alınmadığı, sahaya ilişkin projenin de yapılmaması nedeniyle taşınmaz sahipleri açısından belirsizlik yarattığı değerlendirilmiştir.

İstemin Özeti: Samsun 2. İdare Mahkemesince verilen 24/01/2012 tarihli, E:2011/1010, K:2012/91 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Samsun ili Merkez, A1 Mahallesi, 997 ada, 137 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve 2981/3290 sayılı Yasa’nın Ek-1. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin 13.04.2007 tarihli, 453 sayılı büyükşehir belediye encümeni kararı ile bu uygulamanın dayanağı olan ve kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenmesi yolundaki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin büyükşehir belediye meclisinin 12.05.2006 tarihli,154/10 sayılı kararının iptaliistemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, plan değişikliğine yönelik olarak Dairemizin 25.04.2011 tarihli, E:2009/831, K:2011/996 sayılı bozma kararına uyularak dosyanın incelenmesinden, uygulama imar planının nazım imar planına uygun olduğu, kentsel dönüşüm alanı sınır belirlemesinin 5393 sayılı Belediye Kanununun 73 maddesine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde: “Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/e maddesinde Belediye Kanununun 69 ve 73 üncü maddelerindeki yetkileri kullanmak büyükşehir belediyelerinin görev yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından uyuşmazlık konusu belediye meclisi kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı üzerinde kentsel dönüşüm alanı sınırının belirlendiği, nazım imar planında herhangi bir belirleme bulunmadığı, uygulama imar planında belirlenen sınırlar içerisinde herhangi bir fonksiyonel değişiklik yapılmadığı, mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda kentsel dönüşüm alanı ilan edilen alana yönelik olarak proje hazırlanmadığı, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının sadece sınır belirlemeye ilişkin olduğu, mevcut imar planlarında değişiklik yapılmadığı, dönüşümün ne şekilde olacağı yolunda herhangi bir strateji belirlenmediği, uygulamaya dönük ilkelerin belirlenmediği, dönüşüm alanı olarak belirlenen bölgenin jeolojik açıdan önemli alanlar olarak belirlendiği Afet İşleri Genel Müdürlüğünün alana ilişkin raporunda da, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen sahanın “yerleşime uygun olmayan” ve “önemli alan” olarak belirlenmesine rağmen; imar planı ile söz konusu alanda kat yüksekliğinin de serbest bırakılmasının jeolojik ve jeoteknik raporlara aykırılık teşkil ettiği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırının belirlenmesine yönelik olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı üzerinde sınır belirlemesinin yapıldığı, nazım imar planında herhangi bir sınır belirlemenin söz konusu olmadığı, kentsel dönüşüm alanı sınırının belirlenmesi sonrasında yeni imar planlarının hazırlanmadığı, mevcut imar planlarında fonksiyonel anlamda değişiklik yapılmadığı, kentsel dönüşüm ve gelişim alanında uygulanmak üzere kentsel dönüşüm projesi hazırlanmadığı, kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenen bölgede dönüşümün ne şekilde gerçekleşeceği yolunda stratejilerin belirlenmediği, jeolojik açıdan önemli alanların yerleşim alanı içerisinde ele alındığının bilirkişi raporunda ifade edildiği görülmektedir.

Bu haliyle, söz konusu saha kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilanı edilmeden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi alana ilişkin jeoteknik ve jeolojik raporların da dikkate alınmadığı, sahaya ilişkin projenin de yapılmaması nedeniyle taşınmaz sahipleri açısından belirsizlik yarattığı değerlendirilmiştir.

Bu anlamda, uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan alanın kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu alanın 1/1000 ölçekli imar planında kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenmesine ilişkin planlama kararının ve bu plana dayalı olarak yapılan parselasyon işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmadan davanın reddi yolunda verilen kararda isabet bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, Samsun 2. İdare Mahkemesince verilen 24/01/2012 tarihli, E:2011/1010, K:2012/91 sayılı kararın BOZULMASINA,dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/03/2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.