Danıştay 6. Dairesi E: 2000/1250 K: 2001/1760 T: 09/04/2001
Islah imar planlarının nazım imar planına uygun olmasının gerekmediği Devamını Oku
Islah imar planlarının nazım imar planına uygun olmasının gerekmediği Devamını Oku
Yeterliliği bayındırlık ve iskan bakanlığınca onaylanmış, planlama birimlerini kurmuş ve çalıştırmakta olan belediyelerin bu planlama birimlerinde çalışmış olan kişilerden ayrıca yeterlilik belgesi istenilmesine gerek bulunmadığı Devamını Oku
Kararının uygulanmasına yönelik de olsa yıkım işleminin belediye encümenince tesis edilmesi gerektiği Devamını Oku
02.09.1999 günlü resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğin 2. maddesiyle nazım imar planlarının 1/2000 veya 1/5000 ölçekte düzenlenen planlar, çevre düzeni planlarının ise 1/100.000, 1/50.000, 1/25.000 ölçekte bayındırlık ve iskan bakanlığınca onaylanan planlar olduğu şeklinde düzenleme getirilmesinde hukuka aykırılık olmadığı Devamını Oku
Ortaklığın giderilmesi için adlı yargıda açılan davada taşınmazın üç parçaya ifrazının imar mevzuatına uygun olduğu yolundaki il idare kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı Devamını Oku
Belediye meclisince kabul edilen imar planları bir ay süreyle askıya çıkarılarak ilan edilmesi suretiyle kesinleşeceğinden ilan edilmeyen imar planının davacı yönünden kesin ve uygulanabilir nitelikte olmaması nedeniyle davanın reddi gerekirken süreaşımı yönünden reddinde isabet bulunmadığı Devamını Oku
Dava konusu işlemi tesis ve tebliğ etmeye yetkili olmayan idari birime yapılan başvuru nedeniyle işlemden haberdar olunduğunun kabul edilerek söz konusu başvuru ve başvuruya verilen yanıt esas alınarak dava açma süresinin başlatılmasında isabet görülmediği Devamını Oku
237 sayılı Tebliğ ile sit alanında taşınmaz malı bulunanlara taşınmaz malın bedelini gösteren belge verilmesi öngörülmüş ise de Yasa ve Yönetmelikte yer almayan bir düzenlemenin Tebliğ yoluyla yapılmasının hukuka aykırı olduğu açıktır. Devamını Oku
Ruhsat tarihinden itibaren iki yıl içinde inşasına başlanmayan veya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmeyen ve süresi içinde ruhsat yenilemesi de yapılmayan yapılara verilen ruhsatın hükümsüz sayılacağı, ruhsatsız sayılan yapılar hakkında yeniden ruhsat alma tarihinde yürürlükte bulunan plan ve mevzuat hükümlerinin, ruhsat süresi içinde tamamlanması mümkün olmayan yapılar için ruhsat yenilemesinin beşinci yılı içinde yapılacağı, bu yapılar hakkında ise ruhsat alma tarihindeki yürürlükteki mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiği Devamını Oku
Nazım imar planlarını yapmakla yükümlü olan davalı büyükşehir belediyesince yapılan dava konusu plana parselasyon işleminin sonuçlarını yaratacak nitelikte plan notu hükümleri öngörülmesi hukuka aykırıdır. Devamını Oku
Plan değişikliği isteminin nüfus ve yapı yoğunluğunu arttırıcı alt yapı ve arazinin doğal yapısını olumsuz etkileyecek nitelikte görülerek reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Devamını Oku
3030 sayılı Yasada sayılanlar dışında büyükşehir belediyelerinin imar ile ilgili konularda düzenleme yapma yetkisi bulunmadığından, teknik uygulama sorumluluk belgesi verilmesi isteminin reddine ilişkin işi emde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmediği. Devamını Oku
İmar planında başka amaçlarla ayrılmış bulunan taşınmazların ilgili idarelerce toplanma amaçlı olarak kullanılmak üzere tahsis edilmesi söz konusu olduğundan davacıya ait taşınmazın miting alanı olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı Devamını Oku
İmar planları yapılırken veya bu planlarda değişikliğe gidilirken İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelikte öngörülen kurallara ve bu yönetmeliğe ekli lejand hükümlerine uyulması zorunlu olduğundan anılan yönetmelikte yer almayan gösterimlerin belediye meclisi kararı ile kabul edilerek bu doğrultuda plan değişikliği yapılmasında mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku
Dava konusu yol katılım payı 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca istenmiş bulunduğundan uyuşmazlığın idare mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. Devamını Oku
İmar affından yararlanarak ruhsata bağlanan ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılmış bulunan yapıların imar durumu dikkate alınarak imar planları yapılamaz. Devamını Oku
Düzenleme ortaklık payı ile oluşturulması gereken park alanında parsel oluşturularak düzenlemeye giren parsellerden bu parsele tahsis yapılamaz. Bu durumda, mülkiyeti hazineye ait 1432 ve 2303 sayılı parsellerden % 35 oranında düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra imar planında park alanında kalan 4025 ada, 1 sayılı parselden tahsis yapılması, imar mevzuatına aykırı olduğundan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Devamını Oku
Bir imar adasında imar planı uygulamasına geçilip parselasyon yapılmadan 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belediye taşınmazları satılamaz. Devamını Oku
İlçe belediyesine ait parselasyon yetkisi plan değişikliği adı altında büyükşehir belediyesince kullanılamaz. Devamını Oku
1/1000 Ölçekli plan ile 1/5000 ölçekli plan arasındaki mevcut uyuşmazlığın nazım imar planının üst ölçekli çevre düzeni planına uygun hale getirilmek suretiyle giderilmesi gerekeceğinden, dava konusu edilmeyen 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına uygun bulunan mevzi imar planının nazım imar planına aykırı olduğundan bahisle, iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Devamını Oku
İmara uygun inşaat yapmaya elverişli durumda bulunan davacılara ait taşınmaz üzerine inşaat yapılması için izin verilmesi yolundaki istemin, komşu parselin konumundan bahisle ve imar planında tevhide ilişkin bir koşul öngörülmemiş olmasına rağmen tevhit şartı aranarak reddedilmesinde hukuka uyarlık yoktur. Devamını Oku
Yargı kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan tazminat davasında idare mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin bölümünde isabetsizlik bulunmadığı ancak uygun bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi ve yasal faizin dava tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği Devamını Oku
Parselasyon işleminin amacı imar planı ile yörenin konut, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarının belirlenmesinden sonra bu ihtiyaçların hayata geçirilmesini sağlamaktır. Bu işlemler bir kez yapıldıktan ve yörenin ihtiyaçları giderildikten sonra gelişmeler sonucunda imar planı değişikliği ile yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmadıkça parselasyon yapılması mümkün değildir. Bu durumda, imar planı ile yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirecek bir neden olmaksızın ikinci kez parselasyon yapılmasında imar hukukuna uyarlık bulunmadığı gibi yapılan parselasyon işleminden sonra bir parselden hisse satın alan kişiye davacının parselinden hisse verilmesi amacıyla parselasyon yapılması da hukuka aykırıdır. Devamını Oku
Uyuşmazlığa konu gecekondunun bulunduğu bölgede ıslah imar planı uyarınca parselasyon işlemlerinin tesis edilmesi sırasında 2981 sayılı Yasanın 9/c maddesinde tanımlanan durumdaki gecekondular tespit edilmiş ve davalı idare gecekondu sahiplerine kendi payını dağıtmak suretiyle sorunu çözmeyi amaçlamıştır. Bu nedenle takdir hakkım kullanarak özel mülkiyete konu paylar için kamulaştırma işlemi tesis etmeyi uygun görmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı Devamını Oku