1. Anasayfa
  2. Makaleler

İmar Kanunu 18. Madde Uygulamalarıyla (Parselasyon) İlgili Danıştay Kararları


Danıştay 6. Dairesi E: 1994/1986 K: 1994/4142 T: 10.11.1994

Uyuşmazlık konusu davacı parselinin de yer aldığı düzenleme alanında uygulanacak düzenleme ortaklık payı hesabında; kamu alanlarına ayrılan yerler toplamından kapanan kadastral yolların miktarı düşüldükten sonra kalan miktarın kadastral parsellere bölünmesi sonucu bulunan oranın uygulanması gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/1816 K: 1994/4047 T: 8.11.1994

Belediyelerin, imar uygulamaları sonucu % 35 düzenleme ortaklık payı oranından fazla olarak alınan yer için takdir edilen bedel yerine arsa vereceklerine ilişkin kanuni yükümlülüğünün bulunmadığı, diğer taraftan, bu yoldaki bir istemin ancak düzenleme işlemine karşı açılacak bir davada incelenebileceği, düzenleme işlemi kesinleştikten yıllar sonra yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin düzenleme işlemi dışında bir işlem olması ve davacı isteminin bu aşamada idarenin kabulüne bağlı bulunması nedeniyle dava konusu işlemde mevzuata aykırılık yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/2996 K: 1994/3721 T: 24.10.1994

Parselasyon işleminin muhataba tebliği gerektiğinden, yeni parsellerin tapularının düzenleme tarihinin işlemi öğrenme tarihi olarak alınarak davanın zamanaşımından reddi isabetsizdir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/712 K: 1994/3393 T: 07/10/1994

3194 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyonun sınırlarının dayanağı olan imar planı sınırları ile mutlaka çakışması zorunlu olmayıp imar planlarının parça parça imar düzenlemesine tabi tutulmasının mümkün olduğu Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4147 K: 1994/3075 T: 21.9.1994

Davacının hissesinin kendisine müstakil ya da hisseli olarak bir yer verilmesini gerekli kılacak büyüklükte olmasına karşın, bu hissenin bütünüyle bedele dönüştürülmesi imar mevzuatına açık bir aykırılık oluşturduğu gibi, bu durumun hak ve adalet kavramlarıyla bağdaştırılması da olanaklı değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4620 K: 1994/2899 T: 15/09/1994

  1. madde uygulama yönetmeliğinin 13.maddesine göre parselasyon masrafı tespit edilirken, parselasyon masrafı ile değer artışının ayrı ayrı değerlendirilerek beyan edilen değere göre oranın belirlenmesinin gerektiği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4629 K: 1994/2895 T: 14.9.1994

Düzenlemeye tabi tutulan davacıya ait parselin de içinde bulunduğu alan, Göl kıyısındadır. Göl mutlak koruma alanında olup, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin 17. maddesinin B bendi gereğince mutlak koruma alanlarında hiçbir yapı yapılamayacağı öngörülmüştür. Böylece hiçbir şekilde yapı yapılması mümkün olmayan bir alan parselasyon işlemiyle konut alanına açılamayacağından düzenleme işleminin iptaline karar verilmesi sonucu itibariyle yerindedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/3010 K: 1994/2444 T: 13.6.1994

Yapılan parselasyon işleminde şekil eksikliği olması durumunda idarelerin hatalı işlemleri düzeltebileceği ilkesi ile yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/3088 K: 1994/2443 T: 13.6.1994

İmar düzenlemelerinde öncelikle düzenlemeye girecek alanın boyutlarının, daha sonra da bu alanda genel hizmetlere ayrılacak alanların belirleneceği, düzenleme ortaklık payının düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeye giren kısımlarının yüzölçümleri ile genel hizmetlere ayrılan alanların oranlanması yoluyla bulunacağı, umumi hizmetlere ayrılan alanlar düzenleme ortaklık payı alarak alınan arsa ve arazi parçalarının toplamı yoluyla karşılanamıyorsa bu durumda kamulaştırma yönteminin uygulanacağı, buna göre söz konusu bu alanlar belirlenmeksizin düzenleme ortaklık payının alınamayacağı hakkında. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/3019 K: 1994/1933 T: 11.5.1994

2981 sayılı yasanın 10/c maddesi gereğince yapılan düzenlemede belediyenin parselde hissesi bulunması halinde, düzenlemeden sonra belediyeye de tahsis yapılması gerektiğinden, belediye adına hisse tahsisi yapılmak suretiyle aynı parselde yapısı bulunan kişilerin daha küçük hisse sahibi olmalarına neden olunduğu gerekçesiyle düzenleme işleminin iptalinde isabet yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/335 K: 1994/1679 T: 28.4.1994

Belediyelerin sadece başka parsellerdeki hisselerini birleştirmek için 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapamaz. İstemin Özeti: Sakarya İdare Mahkemesinin 3.11.1993 günlü, E: 1992/486,… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/175 K: 1994/1311 T: 12/04/1994

Davacı taşınmazının yer aldığı bölgenin mevcut imar planının fiili durum dikkate alınarak ıslah imar planı şeklinde yeniden düzenlenerek belediye meclisi kararıyla onandığının anlaşılması karşısında, mevcut imar planıyla öngörülmüş olan ada sistemine uyulmaksızın yapıldığından bahisle parselasyon işleminin iptali yolundaki idare mahkemesi kararın da isabet bulunmadığı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/6035 K: 1997/5336 T: 26.11.1997

3194 s. İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işleminin geçerli olabilmesi için; müstakil inşaat yapmaya elverişli düzgün imar parselleri oluşturma amacını taşıması gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/5651 K: 1997/5364 T: 27.11.1997

3194 s. Yasa’nın 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyonda, düzenlemeye giren hisseler bedele dönüştürülemez. 2981 s. Yasa’nın öngördüğü bedele dönüştürmenin amacı tamamen küçük hisselerin değerlendirilmesine yönelik olduğundan, davacının müstakil imar parseli tahsis edilebilecek büyüklükteki hissesinin bedele dönüştürülmesi işlemi 2981 s. Yasa uyarınca da yerinde değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/789 K: 1997/385 T: 21.1.1997

3194 s. İmar Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, imar planlarına göre hazırlanan parselasyon planları ve parselasyon işlemleri; belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/3927 K: 1995/899 T: 1.3.1995

Parselasyon işlemiyle düzenlemeye giren hisse oranında yer tahsis edilebileceğinden, hisseli parsel üzerinde bulunan ve davacıya ait olduğu belirtilen yapıların yer aldığı parsellerin tamamından hisseyi aşan oranda pay verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, davacının düzenleme işlemi öncesindeki hissesinin belirlenmesi, düzenleme ortaklık payı alınmasından sonra kalan miktarın tahsisinin nasıl yapıldığının araştırılması suretiyle karar verilmesi gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/3956 K: 1995/859 T: 22.2.1995

İmar planında okul alanı olarak ayrılan yerde bu plana uygun olarak yapılan parselasyon işlemi sonucu oluşturulan ve kadastral parsel sahiplerinin paydaş kılındığı parseller, imar planında öngörülen kullanım biçimi değiştirilmedikçe ve yeni kullanım biçimleri zorunlu kılmadıkça, değiştirilemez. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/1213 K: 1994/4338 T: 17.11.1994

2981 sayılı Kanun uyarınca öngörülmüş olan bedele dönüştürme yolunun, düzenleme alanlarında küçük hisselerin yaratacağı teknik ve hukuki sorunların önlenmesi, küçük oranlı hisseli imar parselleri oluşturmayı önleme ve bu tür taşınmazlarda ferdileşmeyi sağlıklı bir duruma getirme amacına yönelik olacağından, bu amaca yönelik olarak davacıya müstakil 6 adet imar parseli tahsis edildikten sonra fiili durum nedeniyle kendisine tahsis edilemeyen 94 metrekarelik hissenin de bedele dönüştürülmesi mevzuata uygundur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/712 K: 1994/3393 T: 7.10.1994

İmar Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyonun sınırlarının, dayanağı olan imar planı sınırları ile mutlaka çakışması zorunlu olmayıp imar planlarının parça parça imar düzenlemesine tabi tutulması mümkündür. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4620 K: 1994/2899 T: 15.9.1994

İmar Kanunu’nun 18. maddesini Uygulama Yönetmeliği’nin 13. maddesine göre parselasyon masrafı tespit edilirken, parselasyon masrafı ile değer artışının ayrı ayrı değerlendirilerek beyan edilen değere göre oranının belirlenmesi gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4629 K: 1994/2895 T: 14.9.1994

Düzenlemeye tabi tutulan alanın, Eğridir Gölü kıyısında bulunması, Gölün mutlak koruma alanında kalması ve Su Kirliliği Kontrolu Yönetmeliği’nin 17/B maddesinin mutlak korunma alanlarında hiç bir yapı yapılamayacağı hükmü karşısında; hiç bir şekilde yapı yapılması mümkün olmayan alanın, parselasyon işlemiyle konut alanına açılma işleminin iptali gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/3088 K: 1994/2443 T: 13.6.1994

İmar düzenlemelerinde öncelikle düzenlemeye girecek alanın boyutları ve bu alanda genel hizmetlere ayrılacak alanlar belirlenmeli, genel hizmetlere ayrılacak alanlar düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan arsa ve arazi parçalarının toplamı yoluyla karşılanamıyorsa, kamulaştırma yoluna başvurulmalıdır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/1045 K: 1993/5998 T: 29/12/1993

3194 sayılı imar kanununun 18. maddesi gereğince yapılan düzenlemede düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra kalan miktara göre iskan sahasından oluşturulan parselin hisseli olarak verilebileceği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/1004 K: 1993/5355 T: 14/12/1993

3194 sayılı imar kanununun 15.maddesi uyarınca yapılan tevhit ve ifraz işlemi nedeniyle düzenleme ortaklık payı alınamayacağı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/714 K: 1993/5180 T: 8.12.1993

Daha önce imar planı uyarınca parselasyona tabi tutulan ve düzenleme ortaklık payı alınan taşınmaz için daha sonra yapılan düzenlemede düzenleme ortaklık payı alınamaz. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/1631 K: 1993/5107 T: 30.11.1993

İmar kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme idare mahkemesi olduğundan, parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada hakem sıfatıyla görevsizlik kararı veren asliye mahkemesinin kararı isabetlidir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3724 K: 1993/4499 T: 27/10/1993

2981 sayılı yasanın 10. maddesine göre belediyece yapılan parselasyon işlemi nedeniyle belediyelerin yola isabet eden hisseleri bedelsiz olarak tapudan terkin etmeye yetkilerinin bulunmadığı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4472 K: 1993/4498 T: 27/10/1993

3194 sayılı yasanın 18. maddesine göre ancak inşaata elverişli imar parselleri elde etmek amacıyla parselasyon yapılabileceğinden, imar planında yeşil alan ve kültür park yerine ayrılan arazinin düzenlemeye tabi tutulmasında isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3949 K: 1993/4461 T: 25/10/1993

Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda 2981 sayılı yasanın 10-c maddesine göre yapılan parselasyon işlemi sırasında d.o.p’nın parsel sahiplerinden farklı biçimde alındığı, fiili kullanımın gözetildiği belirtildiğinden anılan düzenleme işleminin mahkemece iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4916 K: 1993/4446 T: 21/10/1993

Parselasyon planının iptali istemiyle açılan dava ile ilgili olarak yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, bilirkişilerce sadece davacı taşınmazının durumunun irdelendiği, öneri çözümünün uygulanması halinde komşu parsel malikleri açısından ne gibi bir durumun ortaya çıkacağı tartışılmadığı anlaşıldığından, eksik incelemeye davalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/5065 K: 1993/4399 T: 20/10/1993

Islah imar planı yapılmayan ve üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı bulunmayan yerde ancak 3194 sayılı yasanın 18.maddesine göre parselasyon yapılması mümkün olduğundan bu yörede 2981 sayılı yasaya göre parselasyon yapılmasında isabet görülmediği, hisseli parsellerde 2981 sayılı yasaya göre ferdileştirme yapılabilmesinin ancak temelde ıslah imar planının bulunmasına bağlı olduğu Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4510 K: 1993/4369 T: 20/10/1993

Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda dava konusu parselasyon planı ile davacıya taşınmazının bulunduğu yerin dışında daha düşük değerde bir yer verildiği belirtildiğinden işlem mahkemece iptal edilmişse de davacının yerinin imar planında park yerine ayrılması nedeniyle aynı yerden parsel verilmesi mümkün bulunmadığından mahkeme kararında isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4708 K: 1993/4315 T: 14/10/1993

Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ıslah imar planı gereğince yapılan parselasyon işlemi sırasında davacıya parselinin bulunduğu yerden tahsis yapılması mümkün iken köşe konumundaki parsel yerine ada içerisine kaydırmanın yerinde olmadığı belirtildiğinden, mahkemece işlemin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/5026 K: 1993/4077 T: 12/10/1993

Belediye mülkiyetinde bulunan ve parselasyon işlemine tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı alınmaksızın belediye adına imar parselleri oluşturulmasında isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3910 K: 1993/4058 T: 11/10/1993

2981 sayılı yasaya göre yapılan ve kesinleşen ifraz işleminin sonradan adli yargı yerinde açılan tescil davası sonucu verilen kararla geçersiz olamayacağı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4122 K: 1993/4036 T: 11/10/1993

Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacıya ait taşınmazın belediyece, bir inceleme yapılmaksızın konut alanından çıkarılarak yeşil alana alınmasının sadece düzenleme ortaklık payı oranının artırılmasına yönelik bulunduğu belirtildiğinden anılan imar planı değişikliğinin mahkemece iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/2471 K: 1993/3934 T: 5.10.1993

Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacıların da paydaşı olduğu taşınmazların parselasyon işlemine tabi tutulması üzerine paydaşların bazılarına müstakil imar parselleri verilmesine karşın davacılara çok hisseli parsel verilmesinin uygun olmadığı belirtildiğinden, mahkemece işlemin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/84 K: 1993/3127 T: 16/09/1993

Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki belgelerin incelenmesinden davacıya ait taşınmazdan düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra kalan kısmı için bir imar parselinden pay verilmesi ve imar parseli oluşturulması sırasında payı tümden verilemediği için bir kısmı için de davacı lehine alacak olarak hesaplanmasında isabetsizlik görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3101 K: 1993/2889 T: 05/07/1993

Islah imar planı uygulaması sonucu davacıya müstakil olarak evinin bulunduğu parselin verilmemesinin teknik nedenlerinin ortaya konulması gerektiği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3069 K: 1993/2639 T: 24/06/1993

2981 sayılı yasaya göre hak sahiplerinin taşınmazlarının bedele dönüştürülerek ellerinden alınamayacağı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2002/5617 K: 2004/1412 T: 10/03/2004

Parselasyon gibi mülkiyete ilişkin işlemlerde düzenleme sahasına dahil edilmiş bulunan parsellerin tek tek belirtilmesi gerekirken birkaç ada ve parsel numarasının yazılması suretiyle “vs” ibaresinin kullanılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/142 K: 1993/1252 T: 01/04/1993

Aynı yapı adasında iki ayrı inşaat nizamının ortasında ve her ikisinin iç içe girdiği bir parsel oluşturularak yapılaşmanın hemen hemen imasız kılınmak suretiyle yapılan imar düzenlemesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/2305 K: 1993/1120 T: 17.3.1993

Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin olabildiğince aynı yerdeki ya da yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1674 K: 1993/943 T: 10/03/1993

Davacının paydaş olduğu, taşınmazın payına düşen kısmının belli olmaması nedeniyle taşınmazın imar planında jeolojik açıdan sakıncalı olduğu belirtilen alanda kaldığı gerekçesiyle oluşturulan diğer parsellerden yer… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1572 K: 1993/889 T: 08/03/1993

Hisselerle oluşturulması gereken kamu alanlarının düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1325 K: 1993/832 T: 5.3.1993

Davacıya parselasyon sonucu büyük olan kadastral parselinden daha fazla alanlı müstakil imar parseli verilmiş olup yapılaşma hakkı da bu şekilde arttırılmıştır. Davacının mağduriyetinin olmadığı gibi teknik zorunluluk nedeniyle kalan kısmının hisseli verildiği, işlemde bu nedenlerle mevzuata aykırılık bulunmadığı nedeniyle mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak işlemin iptaline karar verilmesinde isabet yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1205 K: 1993/826

Müşterek mülkiyete konu bir taşınmazın 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre parselasyon işlemine tabi tutulması halinde oluşacak tüm imar parsellerinin yine müştereken verilmesi gerektiği, ferdileştirmeyi öngören parselasyon planının mevzuata aykırı olması nedeniyle tapuya tescili isteminin reddine isabetsizlik görülmediği. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1169 K: 1993/825 T: 05/03/1993

Islah imar planı üzerinde yapılan düzenleme ile her parselden farklı şekilde düzenleme ortaklık payı alındığından, mahkemece çelişkili bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/781 K: 1993/690 T: 24.2.1993

Kamuya tahsisli alan niteliğindeki günübirlik alanın İmar yönetmeliği kapsamında bulunması nedeniyle bu alandan kooperatife hisse verilmesinin anılan yönetmelik kurallarına uygun olup olmadığının mahkemece incelenmesi gerekir.… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/783 K: 1993/204 T: 27/01/1993

Davacıya eski parselinin 300-400 m. uzağında dört ayrı parselden pay verildiği nedeniyle yapılan parselasyon işleminde mevzuata uyarlık görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/772 K: 1992/5030 T: 21/12/1992

İmar ıslah planıyla yapılan parselasyon sonucu davacıya yapısının bulunduğu yerin dışında ve değer itibariyle daha düşük bir parsel verildiği anlaşıldığından işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı Dava,… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/3828 K: 1992/4497 T: 25/11/1992

Düzenleme alanındaki bazı parsellerden % 40 oranında terk işlemi yapılması nedeniyle bu parsellerden düzenleme ortaklık payı alınmaması, yapılaşmış bazı kadastro parsellerinin düzenleme sahasına dahil edilmesi ve bir imar adasında kullanma yapılaşma kabiliyeti münferiden gerçekleşmeyecek imar parseller oluşturulmasının parselasyon planının davacı ile ilgili bölümünün iptalini gerektirmeyeceği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/3280 K: 1992/4042 T: 9.11.1992

Tescil harici kalmış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, düzenleme ortaklık payı olarak düşülemez. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/3245 K: 1992/4040 T: 09/11/1992

Mahkemece parselasyon planı ile belirlenen düzenleme sınırının tespitinin yerinde olup olmadığı hususunun incelenmesi gerekirken, konunun düzenleme ortaklık payı ve davacıya tahsis edilen parseller yönünden incelenmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/2278 K: 1992/3890 T: 26/10/1992

Davacının paydaşı olduğu taşınmazların ıslah imar planı uygulamasına tabi tutulmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararının; davalı idarece davacının 1997 m2 yerinin özel parselasyon planına göre yol olması ve uzun zamandır bu amaçla kullanılması nedeniyle 2981 sayılı kanununun 3290 sayılı kanunun değişik 10/b maddesi uyarınca resen tapudan terkin edildiği öne sürülmekte ise de, dava dosyasının incelenmesinden olayda sözü edilen yasanın 10/c maddesinin uygulandığı, (b) fıkrasının uygulanabilme koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından düzenleme ortaklık payının tüm paydaşlardan aynı oranda alınması gerekirken davacının % 91,6 diğer paydaşlardan % 9 oranında alınmasında mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle onanması Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/402 K: 1992/3869 T: 22/10/1992

İmar planında yeşil alana tahsisli olan davacı taşınmazına karşılık parselasyon sonucu oluşan bir parselin 2/3’ünün verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı nedeniyle mahkemece, düzenlenen bilirkişi raporunda düzenleme öncesi imar planında yeşil alana tahsisli davacı parselinin daha değerli olduğunun belirtildiği gerekçe gösterilerek düzenleme işleminin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/1550 K: 1992/3867 T: 22.10.1992

İmar planına göre toplu taşıma yolu olan yer, parselasyon işlemi sonucu düzenlenen ortaklık payı ile oluşturulmalıdır. Düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilerek yapılacak paylaştırma ile oluşturulamaz. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/1079 K: 1992/3792 T: 20/10/1992

Parselasyon işleminin davacılar parseli yönünden incelenmesi gerektiğinden, mahkemece davacı olmayan kişiye okul alanı tahsis edildiği gerekçesiyle işlemi iptal etmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/312 K: 1992/3774 T: 19/10/1992

Evvelce ifraz işlemine tabi tutulan taşınmazın yeniden parselasyon işlemine konu olması halinde önceden alınan düzenleme ortaklık payının bu defa ancak % 35’e tamamlanabileceği nedeniyle mahkemece yeniden tamamlayıcı düzenleme ortaklık payının parselin ifraz sonucu kalan kısmı üzerinden hesaplanmasında isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/2348 K: 1992/3612 T: 15/10/1992

Belediyece yapılan işlem kısmi bir ada düzenlemesi olmayıp tevhit işlemi olduğundan ve bu konuda davacının muvafakati bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece işlemin parselasyon işlemi olduğu konusuna varılarak davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/1880 K: 1992/3594 T: 14/10/1992

Bilirkişi raporunda davacı parseline karşılık uzakta ve eşdeğer olmayan bir imar parseli verilmesinin uygun olmadığının belirtilmesi nedeniyle parselasyon işlemi mahkemece iptal edilmişse de dosyadaki belgelere göre meydan ve otopark alanında kalan davacı parseline karşılık % 3 düzenleme ortaklık payı alınmak suretiyle 250 m. uzaklıkta bir imar parseli verilmesi işleminde isabetsizlik bulunmadığından mahkeme kararında mevzuata uyarlık görülmediği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/1728 K: 1992/3582 T: 14.10.1992

2981 sayılı Yasaya göre düzenlenecek ıslah imar planı ve parselasyon planlarıyla parsellerin fiili kullanım durumuna göre dağıtılması gerektiğinden, mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak taşınmaz üzerinde yapısı bulunmayan davacılara tahsis edilen parselin yola cephesi bulunmadığı gerekçesiyle düzenleme işleminin iptaline karar verilmesinde isabet yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/3558 K: 1991/1097 T: 13/10/1992

İmar planında park olarak ayrılan yerin düzenleme ortaklık payı ile oluşturulacağı nedeniyle park alanının tüm parsel maliklerine hisseli olarak dağıtılmasının mevzuata aykırı olduğu, konu alanlarının düzenleme ortaklık payları ile oluşturulmasının mümkün bulunmaması halinde yönetmelik kurallarına göre kamulaştırılması gereken alanın hesaplanması gerektiği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/720 K: 1992/3555 T: 13/10/1992

Yörede yargı kararı doğrultusunda parselasyon işlemi yapılıp yapılmayacağı konusunda değerlendirme yapılacağı nedeniyle bu durum sonuçlandırılmadan şuyulu durumun tapuya tescilinin mümkün bulunmadığı Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/2075 K: 1992/3519 T: 12/10/1992

Davacıya ait taşınmazın bir bölümünün karayoluna isabet etmesi nedeniyle düzenleme dışında bırakılmasının, 3194 sayılı imar kanununun 18. Maddesine ilişkin yönetmelik kurallarına aykırı olması hususu göz önünde bulundurulmadan, mahkemece hukuki olan bu konu incelenmeksizin yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku