Parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Buna göre sözü edilen madde hükmü anataşınmaz üzerinde yapının yıkılıp kat mülkiyetinin sona ermesinden sonra uygulanabileceğinden dava konusu taşınmaz üzerinde yapının halen mevcut olduğu, kat irtifakının kurulu bulunduğu dikkate alındığında binanın yıkılarak yeniden yapılması yönünde kararın Kat Mülkiyeti Kanununun 45. maddesi gereğince tüm kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri kararla mümkün olduğundan bu koşulu sağlamayan kat malikleri kurulu kararının iptali yerine yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Dava kat malikleri kurulu toplantısı iptali istemine ilişkindir. Dava konusu 1064 ada 3 parselde kat irtifakı kurulu olduğu, onbir bağımsız bölüm bulunduğu, 6306 sayılı Kanuna göre “riskli yapıdır” şerhi konulduğu anlaşılmıştır. 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 1.fıkrasına göre, üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatları aranmaksızın bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce re’sen terkin edilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Buna göre sözü edilen madde hükmü anataşınmaz üzerinde yapının yıkılıp kat mülkiyetinin sona ermesinden sonra uygulanabileceğinden dava konusu taşınmaz üzerinde yapının halen mevcut olduğu, kat irtifakının kurulu bulunduğu dikkate alındığında binanın yıkılarak yeniden yapılması yönünde kararın Kat Mülkiyeti Kanununun 45. maddesi gereğince tüm kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri kararla mümkün olduğundan bu koşulu sağlamayan 18.07.2014 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali yerine yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava dilekçesinde, davacının İstanbul Ümraniye Atatürk Mahallesi, 1064 ada 3 nolu parselde bulunan apartmanın maliki olduğu, taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilerek tapu kaydına işlendiği, taşınmaz ile ilgili 18/07/2014 tarihinde olağanüstü kat malikleri genel kurul toplantısı yapıldığı, ancak dava konusu kat malikleri toplantısı, çağrı usullerine uyulmaksızın yapıldığı, dava dışı KG inşaat A.Ş. ile anlaşma yapmayan davacı ile diğer kat maliki Yusuf Pala’nın ciddi şekilde mağdur edildiği, yasa gereği sağlanan 2/3 çoğunluk nedeniyle dava konusu binanın her an yıkım tehdidi altında olduğu, ayrıca yine çoğunluk hissesine göre müvekkil şirketin hissesinin acele kamu yolu ile satışa çıkacağı, usule aykırı alınan karar neticesinde kamulaştırma tehdidi altında olduğu, açıklanan nedenlerle 18/07/2014 tarihli kat malikleri kurulu toplantısının iptali istenilmiştir.
Mahkemece davaya konu olağanüstü kat malikleri toplantısının usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşıldığından; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kat malikleri kurulu toplantısı iptali istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu 1064 ada 3 parselde kat irtifakı kurulu olduğu, onbir bağımsız bölüm bulunduğu, 6306 sayılı Kanuna göre “riskli yapıdır” şerhi konulduğu anlaşılmıştır. 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 1.fıkrasına göre, üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatları aranmaksızın bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce re’sen terkin edilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Buna göre sözü edilen madde hükmü anataşınmaz üzerinde yapının yıkılıp kat mülkiyetinin sona ermesinden sonra uygulanabileceğinden dava konusu taşınmaz üzerinde yapının halen mevcut olduğu, kat irtifakının kurulu bulunduğu dikkate alındığında binanın yıkılarak yeniden yapılması yönünde kararın Kat Mülkiyeti Kanununun 45. maddesi gereğince tüm kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri kararla mümkün olduğundan bu koşulu sağlamayan 18.07.2014 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali yerine yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 09/04/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.